MyMecra
Beraber Yürüyelim / Bizi Takip Edin

Konu Nedir? | Uğur Işılak & Serdar Tuncer

12 Video Bulunuyor

Muhabbetin tadı aynı, demi daha koyu ama adı başka: 'Konu Nedir?' Elde kahveler, kamera yok sanki, kahkaha ve hüzün bir arada, bilinç akışı dostça bir muhabbet... Peki konu ne? Emin olun stüdyoya girerken onlar da bilmiyorlar :)

  • Doğru Evlilik Nasıl Yapılır? - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Doğru Evlilik Nasıl Yapılır? - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has muhabbetiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde "Doğru Evlilik Nasıl Yapılır?" sorusu cevaplanıyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerinden geldiğince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde Mutlu 'Bir Evlilik Yapmanın Olmazsa Olmaz Şartları'ndan bahsediyor. Bu bölümde başlıca şunlar konuşuldu; Serdar Tuncer: Abi, geçen program evlilik sabretmektir dedik, programda sadece bunu konuşmadık da başlığı öyle attık. Gençler yazıyorlar; sabretmemizi, en azından fazla sabretmemizi gerektirmeyecek bir evlilik nasıl olur diye? İyi bir evlilik nasıl yapılır sayın Işılak? Uğur Işılak: Ya evlilik uzmanıyım gibi soruyorsun :) Serdar Tuncer: Ya en azından tecrübemiz var, gördüklerimiz var, duyduklarımız, okuduklarımız var. Uğur Işılak: Eyvallah. Yav aslında kadın deyince pozitif ayrımcılık falan diyorlar, işte erkektir, kadındır böyle ben bu ayrımlara karşıyım yani dişilik değil kişilik önemli. Aslolan kişilik. Aslında ikili münasebetler hemcinsler arasında da dikkatle yürütülmesi gereken ilişkiler. Mesela bir hemcinsinle saygı ve sevgi dairesinde yani burada bir kırmızı çizgi var saygı dairesini aşmayacaksın, sevgi dairesini de aşmayacaksın. Yani seni seven yahut senin sevdiğin kişi senin kölen değil, sana hayatı boyunca tabii olmak zorunda değil. Mesela beklenti de sınırı aşmaktır. Seviyorsam, e sende seviyorsan o zaman bunu yapmak zorundasın. Yok. İnsanların bir sınırı var bu sınıra saygı göstermek yani bu hemcinslerimiz arasındaki dostluk münasebetlerinde de bu böyle, karşı cins münasebetlerinde de böyle... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Evlilik Sabretmektir - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Evlilik Sabretmektir - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has muhabbetiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde korkudan, hayvanlardan, sabırdan, ölümden konuşuluyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerinden geldiğince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde korkudan, hayvanlardan, sabırdan, ölümden bahsediyor. Bu bölümde başlıca şunlar konuşuldu; Serdar Tuncer: Abi hoşgeldin. Tefeül açar mısın abi hiç? Uğur Işılak: Hoşbulduk. Yok. Çok nadiren. Eskiden takvimlerde yapardım onu. Serdar Tuncer: Nasıl? Uğur Işılak: Açardım herhangi bir yeri o anda derdime halime şifa olur niyetiyle... Olur yani bulursun o niyetle açtığın zaman her söz mutlaka o günkü gündeminle alakalı sana bir şey söyler yani. Serdar Tuncer: Bazen denk mi geliyor acaba sen o ihtiyaç içinde olduğun için mi denk getiriyorsun? Uğur Işılak: Ben biraz inanmış olmaktan kaynaklı diye düşünüyorum. Yani bir şekilde denk düşürüyorsun sen onu. Uğur Işılak: Ben türkülerden de tefeül açıyorum bazen arabada. Binmişim, eve gidiyorum sıradaki türkü bana halimi söylesin diyorum bazen böyle bi denk düşüyor mahzun oluyorsun. Muhabbetin devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Başkasının Aşkıyla Aşık Olunmaz - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Başkasının Aşkıyla Aşık Olunmaz - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has muhabbetiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde, yaşadığımız dünya ve kendi iç dünyamız konuşuluyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerinden geldiğince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde Gerçekten bir dünya var mı? Bu dünya bir rüya mı? vb. soru başlıklarından bahsediyor. Bu bölümde başlıca şunlar konuşuldu; Serdar Tuncer: Abi, ne düşünüyorsun dünya hakkında? Uğur Işılak: Bu ne biçim dar-ı dünya önü sonu belli değil diye bir şiir başladım devam ediyorum. Ben de soruyorum yani hala sormaktayım o soruyu. Bu ne biçim dar-ı dünya önü sonu belli değil... Belli değil, bilmiyoruz. Hakikaten dünya var mı onu da bilmiyoruz. Serdar Tuncer: Bu ne demek şimdi baba derin girdik, sert girdik mevzuya? Uğur Işılak: Yani bizim algıladığımız şekilde bir dünya var mı onu bilmiyoruz. Evet bir gezegenden bahsediliyor, yaşadığımız bir diyardan bahsediliyor, bir dar-ı dünyadan bahsediliyor ama gerçeği bu mu, bir hayal mi, bir rüya mı, bir yanılsama mı? İnsan oğlu uykudadır, öldüğü zaman uyanacak hadisinden mülhem söylüyorum bütün bunları. Bir varsayım mı bilmiyorum, bende soruyorum yani. Serdar Tuncer: Peki emin olduğumuz bir şey var. Şimdi bu dünyanın içinde biz yaşıyoruz, bir de içimizde yaşattığımız bir dünya var bunun varlığından biraz daha eminiz en azından. Bunda da var mı tereddüt yoksa..? Uğur Işılak: Şimdi hani düşünüyorsam o halde varım meselesi var ya o metafordan hareket edecek olursak onu biraz farklı yorumluyoruz aslında biz. Bu varlık sorgulaması, dünya sorgulaması bir ömür devam ediyor yani gerçekten bir dünya var mı? Gerçekten ben var mıyım? Gerçekten şu gördüğümüz canlılar, mahluklar hakikaten var mı yoksa bir varsayım mı?... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Karavan Değil Muhakeme - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Karavan Değil Muhakeme - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has muhabbetiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde 'Başkasının Yaptığı İş İnsana Neden Kolay Gelir?' vb. soru başlığı üzerine konuşuluyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerinden geldiğince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde 'Başkasının Yaptığı İş İnsana Neden Kolay Gelir?' vb. soru başlıklarından bahsediyor. Bu bölümde başlıca şunlar konuşuldu; Serdar Tuncer: Abi, her insana başkasının yaptığı iş kolay gelir de kendi işi zor gelirmiş. Şimdi burada oturunca teknik ekibin işi çok kolay geliyor bana kameranın karşısında otursaydın diyorum, rejide otursaydım diyorum. Onlar da diyorlar ki şu kadar hazırlık şu, bu filan kendi taraflarından bakınca şu programı biz yapsaydık kolay olurdu diyorlar. Ne diyeceksin? Uğur Işılak: Doğru. Şimdi meslekte çok fazla vakit eyledikten sonra hakikaten keyif aldığın şeyler azalıyor, onu artık bir mecburiyetten yapıyorsun. Öbür işlere tevessül ediyorsun, keşke onun yerinde olsaydım diyorsun yani işin stresi büyüyor. Detayı gördükçe işin stresi artar. Serdar Tuncer: Başkasının işinde de tam tersi. Detayını bilmediğin için kolay geliyor insana. Mesela? Uğur Işılak: Mesela diyelim ki şu anda senin yaptığın iş kameramana çok kolay gelebilir. Gelir oturur, iki ay sonra hemen değil ilk yaptığında çok keyifle yapar, ikincide belki biraz daha aynı keyifle yapar sonra eksiklerini görmeye başlar, sonra yetersizliğini fark eder, ondan sonra işin ne kadar zor olduğunu anlamaya başlar. Dolayısıyla bunun içinde bir süreç gerekiyor çünkü insan sürekli kendini tekrarlamak istiyor kolay olan bu. Çünkü mesela insan yeni şeyler öğrenmeye çok meyyal değildir aslında. Kafasındaki var olan kalıplarla hareket eder. İş zora bindiğinde, yeni şeyler öğrenmek zorunda kaldığında yeni şeyler öğrenmeye doğru yol alır... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Özgüvenin Fazlası Küstahlıktır - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Özgüvenin Fazlası Küstahlıktır - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has muhabbetiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde Neyi yaptığın mı? Nasıl yaptığın mı? Niçin yaptığın mı? Hangisi önemli? Soru başlıkları üzerine konuşuluyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerinden geldiğince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde Neyi yaptığın mı? Nasıl yaptığın mı? Niçin yaptığın mı? Hangisi önemli? Soru başlıklarından bahsediyor. Bu bölümde başlıca şunlar konuşuldu; Serdar Tuncer: Geçen ilginç bir şey oldu. Uğur Işılak: Hayr olsun?... Serdar Tuncer: Berbere gitmek ilginç bir şey değil de :) 12:30’da gittim berbere. Ertesi gün çekim var, sağ olsun arkadaşlar bekledi. İlginç olan şu berberde 04:00’e kadar oturduk. Berber muhabbetli bir oğlan bi de kaptanımız var o da uçuştan dönmüş. Bakmış berberin ışığı yanıyor, muhabbet vardır diye o da gelmiş. 3 tane türkü dinledik, o 3 türküyle sarhoş olduk, başladık sohbet muhabbet, başladık sohbet muhabbet… Bugün programı o türkülerden biriyle bitirelim?... Uğur Işılak: Tamam, inşallah… Serdar Tuncer: Sen ne yaptın abi? Uğur Işılak: Ne yapayım… Serdar Tuncer: İlginç bir şey yaptın mı? Uğur Işılak: Yok. Serdar Tuncer: Nasıl? Uğur Işılak: Aynı… Serdar Tuncer: Daha ne yaptın? Uğur Işılak: Aynı abi aynı :) Serdar Tuncer: Uşak tarafında böyle sorarlar abi. N’aptın gali? İyiii diyorsun. Daha n’aptın gali?  Bir gün bi Uşaklı dedi ki: Abi bunu durdurmanın tek bir yolu var. Ne dedim? Sen n’aptın gali diyeceksin bırak o düşünsün dedi. :) Uğur Işılak: Çok güzel Serdar Tuncer: İnsanın ne yaptığı önemli, nasıl yaptığı önemli, niçin yaptığı önemli. Sende en önde duran hangisi abi? Devamı videoda… Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Üç Büyük Zehir - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Üç Büyük Zehir - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has muhabbetiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde, en sevdiğimiz ve hiç sevmediğimiz huylar üzerine konuşuluyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerinden geldiğince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde sevdiğimiz, sevmediğimiz huylardan ve daha bir çok konudan bahsediyor. Bu bölümde başlıca şunlar konuşuldu; Serdar Tuncer: Abi en çok hangi şairin şiirleri ezberindedir? Uğur Işılak: Necip Fazıl ve Abdürrahim Karakoç Serdar Tuncer: Çile’den kaç şiir vardır ezberinde? Uğur Işılak: Hiç bilmiyorum. Yalnız şöyle bir şey, ezberimde olmasına gerek yok. Zaten ezberlemek için Çile okumadım hiç. Okuya okuya ezberliyorsun bazı mısralara, bazı kıtalara kaynaklı çocukluk, gençlik hafızası ezberlemiş oluyorsun zaten ama mesela bir çok böyle şiirin ilk satırını okursun ikinci satırını getirebilirim. Saymadım ama bir çok şiir ezberimdedir. Serdar Tuncer: Mesela öyle bir okuma şekli var mıdır? Bazen diyorlar ya abi nasıl ezberlediniz bu kadar? Ben kendimi tartıyorum aynı şey hani o koca koca şiirleri bile oturayım da ezberleyeyim hiç böyle bir şiir ezberlediğimi bilmiyorum. Okuya okuya, aşina ola ola bir bakmışsın ezberinde. Uğur Işılak: Ya aslında sevmek. Sevdiğin zaman, şiirin ruhuna, içine girdiğin zaman aslında farklı melekeler devreye giriyor yani bir perde aralanıyor. O esnada sen sen değilsin, hakikaten değilsin. Kafada şiirden başka hiç bir şey yok o şiir adeta senin hafızana yapışıyor, gönlüne yapışıyor yani kendisi hallediyor yapacağını, ne kadar ezbere girmesi gerektiğini de kendi belirliyor şiir. Serdar Tuncer: Bunda şiirin de etkisi var. Bazı şiir var kendini ezberletiyor sana, bazısı da var uğraş, debelen ezberleyemezsin. Uğur Işılak: Biraz da neyle ilgili biliyor musun? Şairin ruhaniyetiyle bağ kurmak yani ona benzer hissetmek hani ruh, kan bazı insanları daha çok çeker bu böyle bir şey. Ta ruhlar aleminde bir ünsiyet doğmuştur onun bir devamıdır, o şaire karşı senin ilgin, alakan çok daha fazla olur. Ondan sonra bir perde aralanır ondan sonra onun dünyasına girersin hatta ve hatta bu şiiri yazarken herhalde mimikleri şöyleydi, şurada yazmıştır diye hayal edersin. İlginç bir şeydir bu... Serdar Tuncer: Çok çok ilginç. Hani, kimin şiirini ezberlediğini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim denilebilecek gibi bir şey... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Sevdiğimiz ve Sevmediğimiz Haller - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Sevdiğimiz ve Sevmediğimiz Haller - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has muhabbetiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde, en sevdiğimiz ve hiç sevmediğimiz huylar üzerine konuşuluyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerinden geldiğince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde sevdiğimiz, sevmediğimiz huylardan ve daha bir çok konudan bahsediyor. 'Konu Nedir?' şöyle başladı; Serdar Tuncer: Abi şimdi bir hayatta yaşıyoruz ya... Uğur Işılak: Hangi hayatta? Serdar Tuncer: Bir hayatta yaşıyoruz. Hangi hayat deyince sanki başka bir hayat var. Uğur Işılak: Var. Serdar Tuncer: Başka hayat var da daha henüz orada yaşamadık. Uğur Işılak: Alem içinde alemler var. Serdar Tuncer: Gerçi yaşadığımız bir hayat daha var. Uğur Işılak: Hangisi? Serdar Tuncer: Şimdi ben ölümden sonrasını düşünerek henüz orada yaşamadık dedim de doğmadan önce yaşadığımız bir hayatta var. Uğur Işılak: Neresi, ruhlar alemi ilk yaratıldığımız yer. Serdar Tuncer: Tamam, bir. Altıyı tutturursan kebap ısmarlayacağım. Bir, ruhlar alemi tamam. Uğur Işılak: Ruhlar alemi, birinci vatanımız. İkinci vatan ana rahmi. Üçüncü hayat, geldik dünyaya. Serdar Tuncer: Üç Uğur Işılak: Öldük, kabir. Serdar Tuncer: Kabir hayatı, dört. Kebap gidiyor :) Uğur Işılak: Sonrasında berzah. Berzah alemi dediğimiz. Serdar Tuncer: Beş Uğur Işılak: Altıncısında da cennet veyahut cehennem. Serdar Tuncer: Kebap gitti :) Şimdi bir hayatta yaşıyoruz abi, içinde yaşadığımız hayat. Ya böyle çok sevdiğimiz bir takım huylar var, bir de hiç sevmediğimiz bir takım huylar var. Bunlar kendimizde de olabiliyor, bir başkasında da olabiliyor. İnsan genelde sevdiği huyları kendinde seyreder, sevmediği huyları başkasında seyreder. Aslında dönüp sevmediği huyları kendinde seyredebilene evliya diyorlar :) En sevdiğin huy ne? Uğur Işılak: Bilmiyorum. Serdar Tuncer: En sevdiğin huy, bi düşün tak diye cevap vermek zorunda değilsin. Bir de öncelik sırasına göre söylemeyelim. Ben mesela cömertliği çok severim, cömert adamı severim. Sen bir şey söyle abi? Muhabbetin devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Bilmek yada Bilmemek İşte Bütün Mesele Bu - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Bilmek yada Bilmemek İşte Bütün Mesele Bu - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has muhabbetiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde Serdar Tuncer ve Uğur Işılak, bilmek üzerine konuşuyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde, bilmekten, çok bilmekten ve her şeyi bilmekten bahsediyor. Serdar Tuncer ve Uğur Işılak programın başında şunları söyledi; Serdar Tuncer: Çok şey bilir misin abi? Uğur Işılak: Şimdi, çok şey bildiğini zanneder insan genelde. Bildiğimi zannederim fakat bazen hiç bilmediğimi düşünürüm. Yer yer mesela iştigal ettiğim bir hadise, bir konu, bir mesele, bir iş varsa onunla alakalı hakikaten uzun yıllar o işe harcamışsın bildiğini düşünürsün sonra bir bilenle karşılaşırsın ben hiç bir şey bilmiyorum dersin. Serdar Tuncer: Sistem çöktü. Uğur Işılak: Heh. Sistem çöker. Böyle bir şey hayat yani. Onun için çok bildiğini zannedip o konuşanlar da bir bile rastlamadıkları için herhalde büyük bir cesaretle, böyle bir bilge edasıyla konuşma ihtiyacı duyuyorlar. Serdar Tuncer: Bir şeyi çok bilmek başka bir şey, her şeyi bilmek başka bir şey... Uğur Işılak: O da ayrı bir şey... Serdar Tuncer: Bunu bir konuşalım. Mesela bazı adamlar hakikaten her şeyi biliyor. Siyaseti bilir, ekonomiyi bilir, dini bilir, futbolu bilir, gerçi bunu bizim milletin hepsi bilir, bu üç meseleyi bilmeyenimiz yoktur. Çivi çakmayı bilir, elektroniği bilir, teknolojiyi bilir... Senin öyle bir yapın var mı abi? Uğur Işılak: Ya ben günlük hayatta bu tabiatı ti ye alan tiyatral şeyler yaparım. Serdar Tuncer: Mesela? Uğur Işılak: Ya mesela bi konudan bahset bana. Mesela kamera. Serdar Tuncer: İşte yeni bir kamera çıkarmış Sony. FX9 iyi bir makina. Uğur Işılak: Bak şimdi abi diye girer adam :) Serdar Tuncer: Bak şimdiden sonra ne geliyor peki? :) Uğur Işılak: Şimdi bu kameraların bir kaç varyasyonları var bunların. Bunların 25 megapikselleri var, 40 megapikselleri var diye girer konuya... :) Muhabbetin devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Bayramlar Bayram Ola - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Bayramlar Bayram Ola - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” uzun bir aranın ardından Bayram Özel bölümüyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde Serdar Tuncer ve Uğur Işılak Şiirler ve Türküler eşliğinde bayramı konuşuyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde bayramdan bahsediyor. Serdar Tuncer ve Uğur Işılak başlıca şunları konuştu; Serdar Tuncer: Hayırlı bayramlar efendim. 1 aylık bir Konu Nedir arası, 1 aylık Ramazan-ı Şerif sonra bir bayram. Ramazan malum o gidiyor diye biz bayram yapmayız ama Ramazan giderken teselli olsun diye mümine bir bayram bırakır gider fakat okuduğumuz şiirlerden de anlayacağınız üzere bayram biraz buruk… Uğur Işılak: Genel olarak öyle aslında, tarih boyu öyle olmuş. Aslında bayramın bir diğer manası da yetimi, mazlumu sevindirmek. Bayram sadece körler sağırlar birbirini ağırlar meselesi değil… Serdar Tuncer: Ağırlayamıyor da zaten… Uğur Işılak: Ağırlayamıyor da zaten o da ayrı bir mevzu. Ama bayram hakikaten garibi, fakiri sevindirme günü. Bu yönüyle bakıldığında onların o yönünü görmektir esas olan ve onlara el uzatmaktır esas olan. Buruk geçer bir yönüyle bayramlar yani… Serdar Tuncer: Bu kardeşin abi, hep programlarda anlatmaya çalıştığım bir şey var. Derdim ki, herkes bayram yapar ama bazıları birisinin bayramı olur… Uğur Işılak: Aaa çok iyi. Serdar Tuncer: Birine bayram olmak, marifet o… Devamı videoda… Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Covid Tecrübeleri - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Covid Tecrübeleri - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir” iki haftalık aranın ardından kendine has neşesiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde Serdar Tuncer ve Uğur Işılak, covid virüsünü, hastalığı ve yaşadıkları covid tecrübelerini anlatıyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerince ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde, yaşadıkları covid virüsünden, hastalıktan ve covid tecrübelerinden bahsediyor. Serdar Tuncer ve Uğur Işılak programın başında şunları söyledi; Serdar Tuncer: Efendim merhaba. Konu varsa, Konu Nedir vardır. Konu Nedir iki haftadır yok ama konu yok olduğu için yok değil, Konu Nedir’i yapacaklar yok olduğu için konu var olmasına rağmen Konu Nedir yok. :) Hoş geldiniz. Abi hoş geldin. Uğur Işılak: Hoş bulduk. Serdar Tuncer: Millet özledi. Uğur Işılak: Valla biz de onları özledik. Her ne kadar görüşemesek de zahiren, artık bir gönül bağı kuruldu. Serdar Tuncer: Eyvallah. Bir de program yapmayı da özledik abi. İnsan alıştı mı bir şeye o olmayınca bir eksiklik hissediyor. Uğur Işılak: Ne kadar oldu ya? Serdar Tuncer: İki hafta oldu abi, iki haftadır yok. Uğur Işılak: E iyiymiş yine. :) Serdar Tuncer: Ama mazeretimiz sağlam. Fethi abi rahmetli dermiş ki; hastalık misafir gibidir, onu güzelce ağırlayın, incitmeyin. Senin misafir yatıya geldi dolayısıyla uzattık. Sende çok sevmiyorsun bunları dile dökmeyi, ben de sevmiyorum sevenler tedirgin olmasın diye ama elhamdülillah ikimiz de covid pozitiftik, atlattık, karantina da bitti geldik… Devamı videomuzda… Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Hüzün, Sülük, Sarımsak - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Hüzün, Sülük, Sarımsak - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile “Konu Nedir?” kendine has neşesiyle kaldığı yerdem devam ediyor. Bu bölümde Serdar Tuncer ve Uğur Işılak, havadan sudan konuşuyor. Her hafta başka başka konuları gönüllerinde ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde havadan sudan muhabbet ediyorlar. Konu Nedir’de konuşulan konulardan bir kaçı şöyle; Serdar Tuncer: Hayır baba konu nedir konu? :) Uğur Işılak: Konu şu, konu yok aslında, havadan sudan işte konu. :) Havadan sudan derken yani hava su bunlar aziz şeyler aslında. Serdar Tuncer: Olmazsa olmaz. Uğur Işılak: Hayır havadan sudan deyince sanki çok sıradan bir konuymuş gibi olur ya genelde konuştuğumuz. Yahu hava olmazsa bi defa yaşayamazsın, nefes alamazsın. Bir nefesi almak bile mümkün değil hava olmadan. Ee su olmadan zaten hayat olmaz. Aç bir şekilde yaşıyorsun da susuz yaşayamıyorsun. Havadan sudan sohbet ediyorsan hakikaten iyi bir sohbet ediyorsun. Serdar Tuncer: Bir adam havadan sudan konuşuyorsa kesin Allah’tan konuşuyordur. :) Uğur Işılak: Onun için havadan sudan konuşalım bugün, sohbetimiz azizleşsin. Serdar Tuncer: Eyvallah. Baba rahmetli Fethi Gemuhluoğlu diyor ki: Biz diyor şöyle zamanları özlüyoruz, ekmeğin nan-ı aziz, suyun ab-ı leziz olduğu zamanlar. O zamanlar güzel zamanlar. Uğur Işılak: İnsan hüzünle güzel. Hüzün dediğimiz şey işte bu. İnsan kemalat yolunda sürekli hüzünlü olmalı çünkü geri çeviremediğin, geri döndüremediğin akıp giden bir zaman var. Bu hüzün için kafi. İnsanı da yüzünden değil, hüznünden tanırsın hakkaten. Yüzüne bakmana gerek yok hüznü gördün mü güzel adamdır o. Hüzünsüz insan maalesef ne kadar güzel yaratılmış olursa olsun, ruh olarak o güzelliği göremezsin. İnsanı güzel kılan hüzündür. Serdar Tuncer: Durup dururken böyle bazen insana bir hüzün çöker dersin ki bu nerden geldi? Sebebi yoktur. Demiş ki bilenler: Sebepsiz hüzün lütuftur.Allah, kula kendini hatırlatmak istediği vakit ona sebepsiz bir hüzün verirmiş. Serdar Tuncer: Durup dururken ağlar mısın hiç? Uğur Işılak: Çook. Ben çok ağlayan bir adamım… Devamı videomuzda… Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Bırak Taklidi, Kendin Ol! - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Bırak Taklidi, Kendin Ol! - Uğur Işılak & Serdar Tuncer | Konu Nedir?

    Serdar Tuncer ve Uğur Işılak ile "Konu Nedir?" kendine has neşesiyle kaldığı yerden devam ediyor. Bu bölümde Serdar Tuncer ve Uğur Işılak, ihlastan ve kendimiz olamamaktan bahsediyor. Her hafta başka başka konuları gönlünce ele alan Serdar Tuncer ve Uğur Işılak bu bölümde ihlası, nasıl kendimiz oluruzu ve daha bi dolu mevzuyu konuşuyor. Konu Nedir'de konuşulan konuların birkaçı şöyle; Dervişin biri iftara davet edilmiş. iftarını yapmış ondan sonra müsade istemiş ve eve gelmiş. Yahu hanım demiş; güzel bir sofra kur da yemek yiyelim demiş. Hanımı; sen iftarda değil miydin zaten demiş. Yahu iftardaydım da şimdi derviş çok yemek yedi derler, arkamdan konuşurlar diye az yedim demiş. :) Eşi gülmüş ve demiş ki; tamam hadi sen akşam namazını kıl, ben de bu arada sofrayı hazırlayayım. Derviş; yahu biz orda kıldık namazı hatta namazı kıldıran da bendim demiş. Yahu herif demiş hanımı; sen arkamdan konuşurlar diye fazla yemedin, sen demiş ne kadar iyi namaz kıldırıyor desinler diye de namazıda uzatıp uzun uzuun kıldırmışsındır en iyisi sen namazı da tekrar kıl demiş. :)) Ömrümüz böyle geçmiyor mu aslında abi? Bi dön hayatımıza bak. Şöyle yaparsam ne derler? ya da şunu şunu şöyle yapmayayım ki şöyle desinler? Başkaları için yaşıyoruz hayatı. Bi de burda şu yok; şöyle yaparsam Allah ne der? bu pek yok. Hadi Allah'tan korkmadın, kuldan da mı utanmadın? Bu derler, desinlerden nasıl kurtulacağız? İhlas ile alakalı şöyle diyorlar; "İhlas, Allah'tan gayrısını şahit tutmamaktır." Ben şimdi ihlaslı mıyım, değil miyim? Bunu kimseye sormana gerek yok. Yaptığın güzel bir ameli Allahta başka şahit tutmamak kaydıyla yapıyorsan, ihlastır zaten. Ama falanca görsün, filanca hakkımda güzel şeyler düşünsün diyorsan zaten ortada ihlas kalmıyor. Peki insan nasıl kurtulur bundan abi? Bizim bi defa en büyük problemimiz ne? Kendimiz olamamak. Aslında kendimiz olamama sebebimiz nefsimizi büyük göstermekten kaynaklı. Ne demek? Şöyle. Mesela adam bir diziyi izliyor orda bir kahraman var. Bir kötülük olduğu zaman onu ortadan kaldırıyor, düşmanlarla müthiş şekilde savaşıyor ondan sonra filmin en güzel kızıyla beraber oluyor. Ertesi gün bakışı da o aktör, yürüyüşü de o aktör, konuşmayı da ona benzetmeye çalışıyor, kendisi yok ortada. Sonra bi sezon geliyor, başka bir şey moda haline geliyor ondan sonra yine o olmaya başlıyor. Sonra bi bakıyorsun hayat bitmiş... Gelmiş diyor ki; yav gardaş herkes oldum da bi kendim olamadım. Bu çok acı bir şey. Şahsiyetin oturmaması bu işte... Farklı görünmek istiyorsan kendin ol, başka biri olmana gerek yok. Farklılık senin özünde... Ona benzeyerek farklı görünmek istiyorsan o zaten var. Farklı olmak kendin gibi olmak çünkü orijinallik senin özünde. Nasıl ki bir parmak izi, bir parmak izine benzemiyorsa karakter de böyle. İçindeki orijinalliği keşfet. Başkasına benzemek için harcadığın o enerjiyi, benim içimde neler var diyerek bir kere içine yönlendirsen dışarıya harcadığın enerjinin onda birini kendine yöneltmiş olsan mevzu hallolacak. Devamı videomuzda... :) Gelin, Beraber Yürüyelim...