MyMecra
Beraber Yürüyelim / Bizi Takip Edin

Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

12 Video Bulunuyor

Savaş Şafak Barkçin ile 'Çağrışımlar'... Bir ayağı bu topraklarda, diğer ayağı ile dünyayı ve medeniyetleri gezip bize oralardan haber verecek olan program bundan böyle My Mecra'da Pazartesi günleri yayında olacak. Zengin birikime sahip ve Cumhurbaşkanı eski başdanışmanlarından olan Savaş Şafak Barkçin tadına doyulmaz anlatımlarıyla her hafta farklı mevzuları derinlemesine ele alacak.

  • Süleymaniye, Güzel Bir Cami Yapalım Diye Yapılmış Değildir! - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Süleymaniye, Güzel Bir Cami Yapalım Diye Yapılmış Değildir! - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Çağrışımlar yeni sezonda, yeni konseptiyle kaldığı yerden devam ediyor. Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde Süleymaniye'den sesleniyor sizlere... Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı: Dostlar merhabalar. Nasılsınız? İyi misiniz? Biz de bugün çok güzel bir yerdeyiz, hava da çok güzel. Mimar Sinan rahmetlinin kabri burası... Mimar Sinan tabi bugün aslında konuşacağımız konuların merkezinde yer alıyor. Tarihi değil, bize bugün lazım olan şeyleri birazdan konuşacağız... Benim için en güzel eserinin önündeyiz: Süleymaniye... Birazdan bakacağız, çok ilginç şeyler Mimar Sinan'ın ve o dönemki insanların bize, bugünki insanlara verecekleri bir sürü dersler var onları teker teker göreceğiz. Şimdi ona rahmet okuyarak başlayalım bakalım... Şimdi, biz genelde şöyle yapıyoruz; efendim ecdat harika şeyler yapmış, Süleymaniye harika, Mimar Sinan çok büyük bir adamdı bunları herkes söylüyor ama mesele onların neyi, nasıl yaptığını anlamak ve bugüne o aklı taşımak... Mesela burada bir şadırvan var, bir sürü şadırvan var fakat bir şeye dikkat edin işte bugün alacağımız örneklerden birisi; bu şadırvanı hem güzel yapmışlar hem çok işlevsel yapmışlar hem de biliyor musunuz fıkıha uygun, dinimize uygun, kurallara dikkat ederek yapmışlar. Nasıl bir şey? Aslında şu tahta oturakların yerinde çok eski taş oturaklar vardır ona bakarsanız oraya oturan bir insan, normal boydaki bir insan ayaklarını yasladığında o çeşmeye çok rahat oturur. Bugünküler gibi ayağı yukarıya aşağıya inmez, oturduğunda üzerine ve kenardakilere su sıçramaz o yüzden derin yapılmış oluklar. Bu da bize neyi gösteriyor? Sadece mimarlığı bilmiyorlar, sadece mermer işlemeyi bilmiyorlar aynı zamanda ergonomiyi biliyorlar ve ilmihal biliyorlar yani buradaki abdestin sağlıklı olması için gereken şartların hepsini biliyorlar, işlerini ona göre yapıyorlar. Demekki din ayrı, dünya ayrı değilmiş. Yapılan işte Allah'ın rızası gözetilince Allah'ın ölçüsü de hesaba girmiş oluyor. Bakalım başka ne hikayeler var içeride göstereceğim... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Adamlar Kendi Memleketini Sattı! - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Adamlar Kendi Memleketini Sattı! - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Çağrışımlar yeni sezonda, yeni konseptiyle kaldığı yerden devam ediyor. Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde Sahaflar Çarşısı'ndan sesleniyor sizlere... Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı: Dostlar merhabalar. Bugün neredeyiz? Bugün Sahaflar Çarşısı'nda sizlerle bu Çağrışımlar'ı çekiyoruz. Çağrışımlar dedik, canlı bir yerdeyiz, burası bir Sahaf yani kitap satan, eski kitap satan bir yer. Tabi o eski kitap satanlar oldukça azaldı, şimdi daha çok üniversite kitapları vesaire satılıyor... Ama benim gençliğimde burası benim her Cumartesi günü mutat, mutlaka, düzenli öyle kitap falan alacak çok fazla bir paramda yok ama mutlaka gelip bakmak için dolaştığım bir yerdi. Buranın demek ki yaklaşık 40 senelik bir hatırı var bende o yüzden yıllar içinde değişimini de gözlemledim... Şimdi bu arkadaki Sahaflar Çarşısı'ndan başladık ama burası gerçekten çok önemli bir yer ve bizim aslında nereden nereye geldiğimizi, nereden nereye düştüğümüzü çok güzel gösteren bir yer. Biraz ondan bahsedeceğiz... Biraz sonra ben size zaten yerinde göstereceğim, bu Beyazıt Camii hemen Sahaflar Çarşısı'nın yanıdır, onun bir müştemilatı burası fakat Beyazıt Camii haziresi var yani mezarlığı var orada Mustafa Reşit Paşa'nın bir türbesi var. Gideceğiz, biraz sonra ben size orada da anlatacağım biraz... Şimdi bu Mustafa Reşit Paşa bizim aslında batılılaşma, kendini kaybetme tarihimizde çok önemli bir adam. İşin genelde miladı olarak söylenir yani Necip Fazıl vesaire gibi insanları okuduğunuz zaman genelde Mustafa Reşit Paşa'nın bu işin başı olduğu, yabancılaşma tarihimizin ilk önemli şahsiyetlerinden birisi olduğu söylenir. Tabii ki bu doğru ama ondan öncesi de var... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Biz Biraz Mal Olduk Sanki! - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Biz Biraz Mal Olduk Sanki! - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Çağrışımlar yeni sezonda, yeni konseptiyle kaldığı yerden devam ediyor. Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde Eyüp Sultan Hazretlerinin huzurundan sesleniyor sizlere... Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı: Sevgili dostlar merhabalar. Burada ne işimiz var? Burası neresi? Efendim burası Eyüp Sultan. Eyüp Sultan; İstanbul'un kalbi. Eskilerin bir edebi var; bir şehire girdikleri vakit oranın en kıdemli, en büyük manevi zatını ziyaret ederek veya mekanını ziyaret ederek o şehire selam veriyorlar, destur alıyorlar bir nevi... Biz de inşallah Çağrışımlar'ın bu yeni serisinde sizi kapalı mekanlardan ziyade hayatın içinden, illa tarihi olması gerekmiyor bakın şu anda oturduk arkamızda kaldı ama Eyüp Sultan Hazretlerinin kabri ve dolayısıyla Fatih Sultan Mehmed rahmetlinin, onun kabri ve yanına yaptırdığı caminin hemen orada bulunuyoruz. Eyüp Sultan'a geldik çünkü bu yeni Çağrışımlar'ın Fatiha'sı, başlangıcı böyle mübarek bir zatın huzuru olmalı... Eyüp Sultan Hazretleri biliyorsunuz Resulullah Efendimizin ev sahibi. Çok geç yaşlarda yani 90'lı, 80'li yaşlarda bu kuşatmaya katılmış islam ordusuyla. Hayatı harplerde geçmiş cihat ehli bir zat. Allah rahmet etsin, şefaatine nail eylesin... Dolayısıyla buradan başlayalım dedik. Eyüp Sultan Hazretlerini hem ziyaret edelim, hem burada size göstereceğim bazı ilginç şeyler var günümüzle de ilgili... Tabi şehir turu yapmıyoruz, bu program bir turizm rehberliği, kültüren varlıkları tanıtma hikayesi de değil... Biliyorsunuz ben bizimle ilgili hikayeleri geçmişten olsun, bugünden olsun bir misal üzerinden anlatmayı seviyorum. Eyüp Sultan Hazretlerinin ve çevresinin bize sunacağı çok misaller var... İsterseniz Bismillah diyelim, buradan devam edelim. Bakalım neler göreceğiz, neler göstereceğiz... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • İngiltere Devlet Değil Şirkettir - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    İngiltere Devlet Değil Şirkettir - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde "İngiltere ve Siyonizm" üzerinde duruyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı: Serdar Tuncer: Geçen programda biraz Amerika'dan bahsettik, sosyal medya sallandı. Biz böyle bilmiyorduk, "Aa bu da mı vardı? Biden hakikaten öyle miydi?" filan ve şu manada talepler geldi abi; Savaş abinin perspektifinden bi de İngiltere'yi okumak isteriz. Savaş Şafak Barkçin: Ya biraz kendimize baksak daha iyi değil mi? :) Hep ellere baka baka kendimizden olduk :) Serdar Tuncer: Ama önceki programlar boyunca hep kendimizi konuşmaya gayret ettik. Aslında bu da kendimize daha doğru bakabilmek için orayı doğru okumak istiyoruz abi... Mesela İngiltere için derler ki; dünyanın aklıdır. İngilizler yönetir. İmparatorluk bakiyesi olmanın hakkını hala verirler filan... Kuruluşundan başlayarak İngiltere'den bahsedelim mi abi? Savaş Şafak Barkçin: Olur. Tabi şimdi İngiltere, dünyada bir sıralama yapsak, insanlık tarihinde bilenen tarihte en önemli devletler, dünya çapında egemen olmuş devletler gerçekten ilk onda yer alan bir devlet, öyle ufak tefek bir şey değil. Tarihleri geç yani. Osmanlı'ya göre geç bir tarih sahnesine çıkmaları olsa bile bugün bile devam eden etkileri var. Finansta, siyasette, bilimde, düşüncede, batı dediğimizin aslında bi nevi akıl merkezi... Şimdi ona geliriz ama İngiltere'nin başlangıcı şöyle; İngiltere aslında çok karışık bir toplum. Neresi karışık değil ki diyeceksin tabi ki yani bütün toplumlar göç ile oluşur, dünyada öyle saf bir toplum yok o yüzden bu ırkçılık işte gerçekten çok ahmakça bir şeydir, hiç bir gerçekliği olmayan bir şeydir. Dünyada öyle bir ırk yok yani zaten ırkın kendi başına bir kıymeti yok çünkü kendi kendini yaratmıyorsun, Allah yaratmış. Kıymet başka bir yerde. Kanında değil de yolunda daha çok... Neyse... Şimdi bu İngilizler'de çok ilginç bir coğrafya çünkü şöyle düşün Avrupa fakat Avrupa'nın açığında yani Avrupa ile direkt karasal bir teması olmadığı için Avrupa'dan gelen akıncılar, göçler özellikle Alman kökenli kavimler orayı işgal ediyor, Fransa üzerinden gelen kelt gruplar işgal ediyor... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Güzelle Oturan Güzelleşir - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Güzelle Oturan Güzelleşir - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde "Tekke ve zaviyelerin kapatılması ne gibi sorunları oluşturdu?" başlığı üzerinde duruyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: Abi kültür sanattan bahsettik geçen program. Takip edenler biliyor. Arada bi cümle söylediniz insicam bozulmasın diye girmek istemedim oradan devam edelim istiyorum. Tekke ve zaviyelerin kapatılması biz diyoruz ki tasavvufu merdiven altına itti ama tek neticesi görünen o ki bu olmamış. Kültür ve sanat perspektifinden baktığımızda ne yaptı bize tekke ve zaviyelerin kapatılması ya da tekke ve zaviyeler kültür ve sanat adamı manasına birilerini yetiştiriyor muydu eskiden? Savaş Şafak Barkçin: Bunun hemen en son örneğini söyleyeyim; Turgut Cansever'in meşhur mimar gerçekten tam bir tevhid ehli ve her zaman tavsiye ediyorum. Çünkü mesleğini tevhid bilinci üzerine yapan çok nadir insanlardan birisi. Bunu da böyle sloganla falan hiç ifade etmez yani böyle ayet okuyayım, hadis okuyayım öyle bir şey yok. İşinde görüyorsun onu çok ciddi ve analizlerinde özellikle mülakatlarını okusunlar gençler çok faydalanırlar gerçekten tam uyanık bir insan Sezai Abi rahmetli gibi o rahmetlide öyle. Kendisi neyzendi abi Turgut Bey ve dededi meşhur Turabi Baba kadiri şeyhi yanılmıyorsam Kasımpaşa'da hemen yolun kenarında türbesi vardır. İşte al sana örneğini... Yani bir tasavvuf ehli aileden geliyor ama Paris'e de gidiyor, mimarlık eğitimini Cumhuriyet'in ilk döneminde alıyor, 50'li yıllarda mimarlığa başlıyor, bi yandan musiki meşkini Halil Dikmen ile yapıyor. Halil Dikmen kim? Bakın o da güzel sanatlar okulu müdürüydü Tek Parti döneminde Fransa'da Paris'de resim eğitimi almış bir adam ama üstadı kim? Üstadı, mevlevi arifi Acemi Dede Hazretleri. Dönüp geliyor ona intisap ediyor çünkü musiki de bir intisap yoludur... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Mümin Kıl İnsandır - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Mümin Kıl İnsandır - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde "Kültür-Sanat Niye Bir İhtiyaçtır?" sorusunu cevaplıyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: Abi, bizim bi dedimiz yine var. Şimdi kültür, sanat hep söylüyoruz dilimizde şairimiz, edibimiz, siyasimiz herkes bahsediyor fakat bu kültür sanatın bi ihtiyaç olduğunu hala fark edebilmiş değiliz. Talep olmayınca arz da olmuyor malum... Kültür sanat niye bir ihtiyaç olsun abi? Bizi bi ikna eder misin abi kültür sanatın ihtiyaç olduğuna? İkna olmak istiyoruz... Savaş Şafak Barkçin: Doğru söylüyorsun yani artık insanları gerçekten ikna etmek lazım. Abi bizde kültür ve sanat ekstra bir şey olarak görülüyor yani hatta olumsuz bir ekstra... Bu yönünde olmasaydı ne güzel olurdu yani bak sen bu işlerle niye uğraşıyorsun... Bana bürokraside çok hava civa işlerle uğraşıyor dediler yani sen niye bu işlerle uğraşıyorsun çünkü onda onların değer verdiği, metelik saydığı şeyler yok. Para yok dolayısıyla senin bu yaptığının sana maddi bir getirisi yok, kariyerinede faydası yok bu adam ayrıca kendini geliştirerek kültür sanat alanında bir şeyler yapıyor aferin bu memuruma, ya ben bu memurumun da maaşına şu kadar kat sayı zam yaptım öyle bir şey yok, negatifi var yani kınanıyorsun dolayısıyla bunu gerçekten ispatlamak gerekiyor milletimize ve insanlarımıza... Abi şimdi kültür kelimesi biliyorsun yani Kolere Latince kökünden geliyor ekip biçmek demek, ziraat demek. Aslında ekilip biçilmiş, nadasa bırakılmamış insan manasında kültürlü insan deniyor. Aslında kültür kelimesi önce insanlar için kullanıldı daha sonra toplumlar için kullanıldı aynen medeniyet gibi... Önce medeni insan denildi ondan sonra medeniyet bir kavram olarak toplumlar için kullanıldı... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • amerikanın Birbirine Düşmesi Bir Fitile Bakar - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    amerikanın Birbirine Düşmesi Bir Fitile Bakar - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde "gerçekten amerikada her şey mükemmel mi?" sorusunu cevaplıyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: Abi iki bölümdür medeniyetten konuşuyoruz, amerika, Osmanlı medeniyeti, tecrübe, İbn-i Haldun böyle gayet çerçeveleyici bir sohbet oldu. Şimdi, amerikada biz duyuyoruz, biliyoruz filan güya ama orada yaşayan birisi olarak, orada vakit geçirmiş, insanlarıyla temas etmiş, sosyolojiyi koklamış biri olarak amerikaya dair merak ediyoruz hukuk orada mesela muhteşem işliyor, demokrasi fevkalede bir durumda, insan hakları muazzam filan vah bizde öyle olsak... Gerçekten bu böyle mi yoksa burada bir ambalaj meselesi var mı? Savaş Şafak Barkçin: Batı'nın zaten genel insanlık tarihinde yaptığı en büyük devrim algıyı olgu gibi sunmaktır. Yani bu yalan sanatında gerçekten çok ileriler. Şimdi amerika birleşik devletleri pek çok yönden, pek çok başka yerden ileri bir yer yani bunu kim inkar edebilir? Mesele eğitim yapmak istiyorsun yüksek lisansa ben niye amerikaya gittim? Yani... Boğaziçi Üniversitesi mezunuyum ee üstüne bir şey koyayım. Üstüne nereyi koyabilirim? amerikada bir yer konulabilir. Bi de tabi benim kendi özel amacım vardı. amerika devletini ve toplumunu yakından tanımak için gittim aslında ve öyle bir yere gittim o yüzden başkentteki bir okula gittim ve daha çok devlete adam yetiştiren bir üniversiteyi seçtim taa ben üniversite de okurken kafama koydum orayı... İçinde onlarca yıldır amerikan politikasını idare eden insanların hoca olarak bulunduğu bir yere özellikle gittim ve röntgenini çekmeye çalıştım amerikan devletinin özellikle ve elhamdülillah bir dakikam boş geçmedi benim amerikada. Her yere gittim, baktım, gözlemledim, parlemento tartışmalarını takip ettim, grupları, kimin eli kimin cebinde bunları anlamaya çalıştım... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Amerika'da Söylenmeyen Bir İç Savaş Var - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Amerika'da Söylenmeyen Bir İç Savaş Var - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde "Amerika Nasıl Kuruldu?" başlığı üzerinde duruyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: Geçen program çok kıymetli bir yerde kaldık ve dedik ki aman heba etmeyelim buradan sonrası mühim. Niye mühim? Bu meseleyi, konuştuğumuz mevzuyu anlayabilmek için buraya dair iyi bir kanaat sahibi olabilmek için belki yüzlerce, binlerce kitabı okumak, bunlardan bir tecrübe ortaya çıkarmak, bir kanaat, bir fikir haline getirmek, bütün bunlar lazım e hangi birimizin bunları okuyacak imkanı var, vakti var ya da oradan çıkacak fikri hangi birimiz doğru tespit edebileceğiz fakat hem okuduğuna, hem gördüğüne, hem yorumladığına, hem de oradan bir fikir ortaya çıkardığına itimat ettiğimiz bir hocamız var, Savaş Barkçin Abi. Dolayısıyla mevzu mühim diye o yarıdan devam ediyoruz, alakalısı buyursun... Peki, kuruluştaki Osmanlı tecrübesinden bahsettiniz, Amerika'da da benzer bir durum var dediniz ve kaldık, buyrun... Savaş Şafak Barkçin: Şimdi, tabi Amerika'nın daha farklı bir konumu var çünkü Amerika aslında laboratuvar gibi bir ülke. Neden? Çünkü o kıta güya keşfedildiğinde, güya... Serdar Tuncer: Niye güya? Savaş Şafak Barkçin: Çünkü üzerinde adamlar yaşıyor zaten. Batı onu keşfetti, orası zaten vardı. Üstelik bir de onları doğradılar, korkunç katliamlardır. Orada yaşayan yerlilerin katliamları vesaire korkunçtur yani Güney Amerika, Kuzey Amerika biraz bunları bilmek lazım. İngiliz sömürgesi olduğu için İngilizler oraya daha çok hakim oldu, Kuzey Amerika'yı kastediyorum dolayısıyla onlar oraya işte Afrika'dan, kendi sömürgelerinden bir sürü gariban zenciyi getirdiler, insan hüviyetinde bile değil mal hüviyetinde onları asırlarca sömürdüler. Bugünki zenginliklerinin çok önemli kaynağı o. Şimdi Amerika'nın farkı şuradan orada zaten yerleşik devletler, öteden beri gelen, birbiriyle işte alıp veren, birbiriyle savaşan medeniyetler, devletler diye bir şey yok. Orası güya tarihsiz bir yer, tabiki tarihli bir yer de öyle birbirleriye sürekli savaşan ve birbirleriye sürekli kaynaşan büyük medeniyetlerin çok olduğu bir yer değil... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Pazarı Nazara Çevirmek Lazım - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Pazarı Nazara Çevirmek Lazım - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde "Medeniyet Ne?" başlığı üzerinde duruyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: Abi, yine böyle çok bilmeden üstünde çok konuştuğumuz meselelerden birisini sormak istiyorum. Batı medeniyeti bitti diyoruz, batı artık tükendi ya da hep medeniyet medeniyet diyoruz fakat sorsak desek ki; Medeniyet ne? Cevap alabileceğimiz insan bir elin on parmağını geçer mi emin değilim ya da medeniyet dediğimiz şey nasıl başlar, nasıl biter, neyin nesidir, batı bitti mi? Bu konuları sormak isterim... Savaş Şafak Barkçin: Valla çok isabetli bir soru çünkü bizim gençliğimizde çok yakın zamana kadar medeniyet deyince hep batı kastediliyordu, işte bi son 20 senedir, 30 senedir giderek daha fazla şekilde medeniyet deyince işte bizim medeniyetimiz, İslam medeniyeti, Osmanlı onlar kastediliyor. Yani bu medeniyetin başına konan kelimenin en azından değişmiş olması çok güzel bir şey tabi bunu daha evvel seslendirenler vardı yani Necip Fazıl'ı, Sezai Karakoç'u, Nuri Bey bunlar tabiki İslam medeniyetinden bahsediyorlardı fakat hakim söylem öyle değildi yani devlet katında öyle değil, aydınlar, baydınlar onlar katında öyle değil... Şimdi, medeniyet aslında ilmi bir tarif yani bir kavram. Medeniyet değil de şöbiyette diyebilirsin dolayısıyla bunu bi kere bilmek lazım medeniyet mukaddes bir kavram değil, bir tevhid kavramı değil mesela bereket yerine başka bir şey ikame edelim bereket demeyelim diyemezsin çünkü bereket zaten varlığı olan bir kavram yani bereket diye bir şey var, olgusu var o olgunun kavramı var, bir anlamın kavramı o... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Hulusi Nasıl Dinden Çıktı? - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Hulusi Nasıl Dinden Çıktı? - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde "Hulusi nasıl dinden çıktı?" hikayesi üzerinden söylemimizle halimiz arasındaki boşluğu anlatıyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: Kendimi de işin içine katarak bir soru soracağım bu defa... Söylemimize baktığımız vakit hakikaten uçuyoruz, göklerdeyiz, evliyalarla yatıyoruz filan ama halimize bakınca da çamurun içine düşmüşüz, perişan vaziyetteyiz... Abi, Hulusi nasıl dinden çıktı? Savaş Şafak Barkçin: Şimdi, arkadaşlara izah edelim Hulusi de nereden çıktı demesinler. Benim böyle bir kısa, mizahi bi hikayem var çalışıyorum üzerinde... Aslında bu sorduğun sorunun kısa hikayesi gibi bir şey o içinde tabi bir çok şey barındırıyor, benim de günlük hayatta, gerçek hayatta karşılaştığım, muhtelif insanlardan gördüğüm şeyleri içine hamur ettik diyelim öyle bir hikaye... Şimdi, bizim hikayede aslında bunu bir çok yönü var bu soruya belki cevap olabilecek... Şunun için söylüyorum bizatihi mesela bende öyle ders veriyorum, tevhid medeniyeti diye şu anda bir ders veriyorum haftasonları bir vakıfta, çok soyut şeyler anlatıyorum hikmet mesela, irfan, ilim, akıl falan diyoruz e şimdi tabi her soyut şey gibi insanın kafasında bulut yani... Günlük hayatına bakıyorsun, kendi hayatıma bakıyorum yani o konuştuğunla senin yaptığın arasında her zaman bir maalesef boşluk diyeceğim bazen uçurum oluyor Allah korusun. Dolayısıyla hani günlük hayatımıza bu kadar büyük laf söyleyip, bu kadar hala senin tabirinle çamurda sürünme realitesi arasındaki bu korkunç boşluk insanları iki türlü davranışa sevk ediyor benim hikayem aslında öyle bir şey... Birisi ya söyleme doğru uçmaya devam ediyor diyor ki bu realite adam olmaz, bu kadar büyük laflar konuştuk, bu kadar çok kitap okuduk, abilerimiz, üstadlarımız bize bunları anlattılar, parti liderlerimiz bunu gösterdiler ulan dönüp bakıyorum rezilliğin rezilliği, ne bende var, ne toplumda var demek ki bu dava, bu düşündüğümüz şeyler boşmuş. N'apayım? Ben gideyim realiteye tam köle olayım... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Taraftar Ol Tarafgir Olma! - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Taraftar Ol Tarafgir Olma! - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde "Taraftar ol, tarafgir olma!" başlığı üzerinde duruyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: Abi son dönem hani gündemdeki olan hadiselerden de hareketle bi konuda ölçümüz ne olmalı onu soracağım. Bir şeye taraftar olabiliriz ya da bir şeye muhalif olabiliriz bunu biraz siyasi bağlamda soruyorum. Taraftar olmanın ve muhalif olmanın bir ahlakı var mı? Yani taraftarsak her şeyini mi kabul edeceğiz ya da muhalifsek her şeyine mi itiraz edeceğiz? Her ikisinin ahlakı nedir? Nasıl bir yerde durmalı müslüman? Savaş Şafak Barkçin: En azından şu ayrımı yaparak başlamam lazım. Taraftar diye bir kelime var bir de tarafgir diye bir kelime var. İkisi de taraftan geliyor. Taraf yön demek, cenah demek. Taraftar taraf tutan demek, tarafgir tarafı her şeyi yapan demek. Yani neyi seviyorsa her şeye onun nazarından bakan; Ne okuyayım? Bizim taraf ne diyor onu okuyacağım. Ne dinleyeyim? Bizim taraftaki ne diyor onu yapacağım... Tarafgirlik bir körlüktür. Neyin tarafgiri olursa olsun sağcı, solcu, golcü fark etmiyor... Taraftar olmak normal bir şey çünkü insanlar zaten fikren, bazen meseben yani kök olarak öyle durumlar olur ki bir tarafta bulunuyorsun mecburen. İşte diyelim ki bir kavmin var, Allah öyle yaratmış. Bu kavimdensin, şu kavimdensin, Almansın, Kürtsün, Arapsın, Türksün, Çerkezsin neyse yani... Aslında bunlarda bir nevi taraftır fakat onu tarafgirlik haline getirmek ve taraftarlık haline getirmek iman ehli için çok tehlikeli bir şey... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...
  • Hikmet Ahlaktan Doğar; Bilgiden Değil - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Hikmet Ahlaktan Doğar; Bilgiden Değil - Çağrışımlar | Savaş Şafak Barkçin

    Savaş Şafak Barkçin Çağrışımlar'ın bu bölümünde Ahlak ve Üsluptan bahsediyor. Savaş Şafak Barkçin bu bölümde başlıca şunları anlattı; Serdar Tuncer: Hepimiz iyiyi, doğruyu ve güzeli aramaktayız güya ve bir başkasına da anlatmaya çalışmaktayız fakat bu iyi, doğru, güzel nasıl anlatılır bir başkasına, burada bir üslup var mıdır, riayet edilmesi gereken bir şeyler var mı, herkes anlatabilir mi bunu yoksa birilerinin harcıdır da birilerinin haddine düşmez mi? Bu konuları konuşalım isteriz bugün efendim... Savaş Şafak Barkçin: Eyvallah. Yani tabi bunlar çetin mevzular. Neden? Çünkü kişinin özüyle sözü arasındaki boşluk ahlak boşluğudur. O ya uçuruma doğru gider ya da o kapanmaya çalışılır. Kul kapatmaya çalışır, gaflete esir olan ise Allah muhafaza özüyle sözü arasında uçurumlar açılır. Kafir'de de o ikisi arasında hiç bir bağlantı yoktur. Burada ahlakın aslında ne olduğunu anlıyoruz. Ahlak, kişinin en soyut kısmıyla, en somut kısmının irtibatlı hale gelmesi demektir. Nasıl irtibatlı hale gelir? Ben iyilik yapmak istiyorum ama gidiyorum billetin kafasına vuruyorum. Niye kafasına vurdun? Ee onlar kafalarına vurmayınca bir şey anlamıyorlar mesela... Birincisi her işin bir niyeti yani ben bu iyiliği niye anlatmaya çalılıyorum? İnsanlara doğru bir şey, güzel bir şey anlatacağım sanıyorum fakat niye?... Önce kalbini bi yokla. İnsanın niyeti sağlam mı, sağlıklı mı? Bi kere onu sürekli kontrol etmesi lazım. Bu sürekli kontrol açıkçası insanda refleks haline gelmeden, doğal bir hale gelmeden, ahlak haline gelmeden yapılması çok zor fakat... Devamı videoda... Gelin, Beraber Yürüyelim...